Image Hosted by ImageShack.us
Menü
  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Arşiv
  • Rss
  • Son Yazılarım
  • ...:::DİNİ HİKAYELER VE KISSALAR:::...
  • Başlıksız
  • Başlıksız
  • Çanakkale’de destanlar yazan bir mücahid: SEYİT ONBAŞI
  • HoŞGeLDİN RAMaZAN..
  • ORUÇTAKİ GÜZELLİKLER..
  • Tarihten Alacağımız Dersler Var..!
  • ---BERAAT KANDİLİ---
  • BATIL...
  • FESAD NeDiR..?
  • TAKVA
  • FİTNE
  • TAĞUT
  • İLAH
  • CUMA'ya ÖZeL..
  • ÂHİR ZAMAN...
  • Peygamberimiz (A.S) Dünyaya Geliyor
  • BESMELE
  • HİCRET..
  • SÜNNET
  • Tavsiye Siteler
    Ey İnsanlar


    Günlük Söz
    Sorularla İslamiyet
    Başörtü
    Image Hosted by ImageShack.us
    Blogcu Arkadaşlar
  • ahsennur
  • 1984nilufer
  • dualarla
  • yolcugidiyor
  • fuadyusufoglu
  • cennetgozlumasilsevdam
  • 114
  • affeyleallahim
  • ustadbediuzzaman
  • amenna
  • resulevuslat
  • mnelam
  • allame
  • sahabeler
  • mevlana1
  • canacansin
  • avsarkizi
  • 93busra
  • bennur76
  • alternative
  • sohbetsevenler
  • agustosyagmuru50
  • sevgiyolcusu
  • abdulhamid
  • nurluyollar
  • aydanur42
  • ankebutulu13
  • islaminyukselisi
  • 61kubra61
  • sanageleyim
  • 02323
  • usta28
  • Son Dakika Haberleri
    <
    Gazete
    Reklam

    BİR mumda SEN yak

    <- :: Sonraki Sayfa ->



    1/2/2008

    ...:::DİNİ HİKAYELER VE KISSALAR:::...

    3 SORUYA VERİLEN 3 CEVAP

     

    Genç bir delikanlı senelerce yurt dışında okuduktan sonra vatanına
    ateist olarak geri döner. Üç sorusuna hiç kimse cevap veremediğinden dolayı
    canı gayet sıkıntılıdır. Ebeveyni oğullarına yardım etmek niyetiyle büyük
    ilim sahibi olan köyün hocasına götürürler. Hoca ve delikanlının arasında
    geçen dialog şöyle devam eder.
    Delikanlı: Kimsin sen? Sorularıma cevap verebilecek misin?
    Hoca: ALLAH'ın bir kuluyum ve Onun izniyle sorularına cevap verebileceğim.
    Delikanlı: Emin misin? Proferserler bile cevap veremedi bana.
    Hoca: ALLAH'ın izniyle cevap vermeye çalışırım
    Delikanlı: 3 sorum var 1. ALLAH yaşıyor mu? öyle ise şeklini bana göster
    2. Takdir (kader) nedir?
    3. Eğer şeytan ateşten yaratıldıysa neden cehenneme yollanıyor, cehennemde
    ateş dolu değil mi? Ateş ateşi nasıl yaksın. Tanrı bunu düşünemedi mi?
    Bu arada, aniden bizim hocamız delikanlının başı üzerinde bir saksı kırar.
    Delikanlı canı yana yana sorar; Neden  sinirlendin ki?
    Hoca: Sinirlenmedim. Bu benim üç soruna bir cevabım der.
    Delikanlı: Hiç birşey anlamadım.
    Hoca: Nasıl hissetin kendini saksıyı başında kırınca
    Delikanlı: Tabii ki, fena bir acı hissettim.
    Hoca: Yani, acının varlığına inanıyor musun?
    Delikanlı:Evet
    Hoca: Bana bu acının şeklini göster ozaman!
    Delikanlı: Gösteremem.
    Hoca: Bu benim ilk cevabım. Herkes  ALLAH'ın varlığını hisseder ama ALLAH'ı göremez.
    Hoca: Dün gece rüyanda benim başında saksı kırdığımı gördün mü?
    Delikanlı: Hayır.
    Hoca: Bugün böyle birşey ile karşılaşacağını hiç düşündün mü? aklından geçti mi?
    Delikanlı: Hayır
    Hoca: Bu işte takdir dir (kader)
    Hoca: Biz neyden yaratıldık? topraktan yaratılmış değil miyiz ?
    Delikanlı: Evet böyle denir.
    Hoca: E o zaman ? Saksıda topraktan yapılmadı mı? ALLAH isterse ateşten yaratılan şeytanı ateşin içinde cezalandıramaz mı?

    1/2/2008

    AZRAİL'İN CAN ALIŞI

     

     

    Cenab-ı Hak, Azrail aleyhisselâma:

    «Ya Azrail! Bir kimsenin ruhunu alırken hiç üzüldüğün oldu mu?», diye sordu. O:

    Ya Rabbi her şey Sana malûm... Yalnız bir kulunun ruhunu alırken çok üzüldüm. O da bir gemi dalgalar arasında parçalanıp batmıştı. Fakat o gemide kundakta bir bebek vardı. Anasının ölümü em-rolunmuştu. Bebeğin. annesinin ruhunu alırken çok üzüldüm. Sonra o, bebek bir tahta parçasının üzerinde karaya çıkarak kurtuldu ve öksüz kaldı, dedi.

    Bu sefer Hakteâlâ: «Sevinerek ruhunu aldığın bir kimse hatırlıyor musun?» diye sual etiğinde, Azrail (a.s.):

    Evet Ya Rab! Zalim bir hükümdar vardı. Halk ondan bîzar kalmıştı, işte o zalim Sultanın ruhunu kabzederken de sevindim, dedi. ALLAH (c.c.):

    «Kim olduğunu hatırlıyor musun, o zalim padişahın?»

    Azrail aleyhisselâm:

    Hayır hatırlamıyorum Ya Rab, deyince Cenabı Hak şöyle buyurdu:

    «Hani o anasının canını üzülerek kabzettiğin bebek var ya, işte odur o zalim padişah!..»


    31/1/2008

    DUL KADIN VE YAHUDİNİN İMANI

     



    Bir bayram arefesinde, dul bir kadın yanında babadan yetim kalmış çocuğu ile zengin bir hacının dükkanına girerek, ALLAH rızası için yardım istedi. Hacı fakir kadına yardım etmediği gibi:

    - Bıktım sizden nedir bu iş.. Ben sizin için mi çalışıyorum. Defol şurdan, diyerek kovdu.

    Hacıdan hiç ummadığı bir şekilde cevap alarak kapı dışarı edilen kadıncağız, melül- mahzun oradan ayrılıp giderken, hacının karşısında, aynı mağazadan bir dükkanın sahibi olan yahudi, o fakirin ızdırabını anladı .

    - Nedir hanım, hacı size niçin bağırdı?, diye sordu.

    İmanlı ve şuurlu bir kadın olan fakirceğiz, Yahudiye hacıyı şikayet etmek yerine :

    - O benim büyüğümdür. Döver de, kovar da, sana ne oluyur ey kefere! diye cevap verdi.

    Fakat Yahudi durumu anlamıştı. Kadını ısrarla dükkana çağırıp, ne isterse almasını, kendisine ve çocuğuna olacak elbisenin kendisinde bulunduğunu hatta hacınınkinden daha iyisini kendisinden alabileceğini söyleyerek dükkanına getirdi. Dul kadın ve yetim çocuk Yahudinin dükkanından beğendikleri elbiseyi giydiler, kuşandılar ve kadın Yahudiye :

    - ALLAH sana iman nasip etsin. Sen bizi giydirdiğin gibi ALLAH da sana Cennette köşkler verip Cennet elbiseleri giydirsin, giblerden dua etti, yanındaki masum çocuk da, anasının duasına amin, dedi. Şen şakarak oradan ayrılıp gittiler.

    Dul ve yetimi dükkanından kovan hacı, o gece bir rüya gördü. Rüyasında kıyamet kopmuş ve kendis cennete girmişti. Cennette gezerken gayet güzel, gözleri kamaştıran bir köşk gördü. Baktı ki, köşkün kapısında kendisnin ismi yazılı idi. diyerek köşkün kapısından içeri girmek istedi. Fakat kapıda bekçi olarak bekleyen melekler hacıyı içeri almadılar.

    - Giremezsin hacı, dur bakalım nereye gidiyorsun? dediler.

    Hacı durdu :

    - Niye giremiyorum, bu köşk benim değil mi? diye sordu.

    Melekler cevap verdiler :

    - Düne kadar senindi ama, maalesef dün sizden başkasına devredildi. Daha henüz kapısının üzerrindeki tabelâ da sçkülmemiş, yakında sökerler, dediler.

    Hacı neye uğradığını anlayamadı. O telaş ve heyecan içinde uyandı ki, yatakta yatıyor : dedi.

    Sabah olunca doğru yahudi Avram efendinin dükkanına gitti. Selam, hoş - beşten sonra:

    - Avram efendi, dünkü dul kadına sen kaç liralık elbise verdiysenonların parasını sana ben vereceğim, dedi.

    Yahudi bir altın değerinde elbise verdiğni söyledi.

    Hacı :

    - Madem o kadarmış al sana onun iki misli, dedi.

    Fakat Avram olmaz, dedi. Hacı değerini yükseltti, hacı yükselttikçe yahudi olmaz diyor, yahudi kabul etmedikçe hacı vermek istediği parayı artırıyordu. Hacı yüz altın, ikiyüz altın vermeğe başladı ama, artık Avram'ın da sabrı taşmıştı.

    - Olmaz hacı olmaz, o köşk yüz altınla bin altınla satın alınmaz... O senin gördüğün rüyayı ben de gördüm ve işte müslüman oldum. o köşk düne kadar senindi, sen daha evvel yaptığın hayır - hasenatla o kçşkü yaptırmıştın ama, dün bana sattın. Ben onu tekrar sana satmaya niyetli değilim. Sen artık bundan sonra kapına geleni boş çevirmede, Cennette kendine başka saraylar yaptır. ALLAH'ın mülkü geniştri, dedi.

    Yahudiden de bu cevabı alan hacı, bir daha kapısına geleni boş çevirmeyceğine dair kendi kendine söz vererek oradan ayrılığ gitti. Ama köş de elden gitti. ALLAH yardımcısı olsun

    Sehadete Davet
    Allah'ım! Recep ve Şaban ayını bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır.(Amin)Camiü's-Sağîr, 2:90; Râmuzu'l-Ehâdis, 532
    Bannerlar
    Hazirlayan : Sehadete Davet
    Esma'ül Hüsna
    Veda Hutbesi

    Veda Hutbesi

    Bismillahirrahmanir rahim

    EY İNSANLAR!

    Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

    İNSANLAR!

    Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


    ASHABIM!

    Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


    ASHABIM!

    Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

    ASHABIM!

    Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


    İNSANLAR!

    Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

    İNSANLAR!


    Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

    hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


    MÜ'MİNLER!


    Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

    MÜ'MİNLER!

    Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


    ASHABIM!

    Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

    İNSANLAR!

    Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

    İNSANLAR!

    Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

    İNSANLAR!

    Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

    "-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Şahid ol yâ Rab!

    Sohbet

    Namaz Zamani
    Hadis Ve Dua

    Dosyalar
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Image Hosted by ImageShack.us
    Kuranı Kerim
    Günün Resmi
    Günlük Yazi
    Ziyaretçi
    [youtube=425,350]http://www.youtube.com/watch?v=d0C-QvQS9Ds&eurl[/youtube]
    © <$Blogcuya Uyarlama$> Düzenleyen AFFEYLE_ALLAHIM